Author: Öznur Ersan
-
8- Herkese yetişmeye çalışırken kendimi kaybediyorum. Bunu nasıl düzeltebilirim?
Sürekli bir şeylere yetişmeye çalışmak, herkese iyi gelmeye, yetmeye, eksik bırakmamaya çalışmak bir süre sonra insanı kendinden uzaklaştırabilir. Gün içinde başkalarının ihtiyaçlarını düşünmekten kendi duygularınıza, bedeninize ya da sınırlarınıza kulak veremez hale gelebilirsiniz. Bu durum, sadece zaman yönetimiyle ilgili bir mesele değildir. Psikodinamik açıdan bakıldığında, bu çaba çoğu zaman daha derin bir ihtiyaçtan kaynaklanır: “Gerekli…
-
7- Bazı anılara saplanıp kalıyorum. Bu anıları benim için bu kadar aşılması zor kılan nedir?
Zihnimiz, özellikle duygusal yükü yüksek olan anıları kolay kolay bırakmaz. Bazı anılar zamanla silikleşirken, bazıları sanki hâlâ yaşanıyormuş gibi canlı kalır. Kimi zaman bir koku, bir ses ya da bir duygu bu anıları hiç beklemediğimiz bir anda yeniden ortaya çıkarır. Bu tür anılar genellikle sadece “geçmişte olan bir olay” değil, aynı zamanda o anda yaşanan…
-
6- Yaş aldıkça yalnız kalma korkum oluşuyor. Ne yapmalıyım?
Zaman geçtikçe insan ilişkilerindeki dinamikler değişir. Hayatlar farklı yönlere akar, bazı bağlar zayıflar, kayıplar yaşanır. Bunların doğal sonucu olarak, birçok kişi yaş aldıkça yalnız kalma ihtimaliyle daha çok yüzleşmeye başlar. Bu korku bazen sadece “fiziksel olarak yalnız kalmak”la ilgili değildir; çoğu zaman “anlaşılamamak”, “önemsenmemek” ya da “bağsız kalmak” gibi daha derin duygularla iç içedir. Psikodinamik…
-
5- Annem her zaman bana karşı sevgi dolu olmasına rağmen, neden hayatta en çok ona tepkiliyim?
Sevgi ve öfke bir arada var olabilir. Özellikle anneyle olan ilişkilerde bu durum oldukça yaygındır. Çünkü anne, hayatın en başından itibaren hem ihtiyaç duyulan hem de güçlü duygularla bağ kurulan ilk figürdür. Sevgi, bağlılık ve ihtiyaçlar kadar beklentiler, hayal kırıklıkları ve görülmeme hissi de bu ilişkiye dâhildir. Annen sevgi dolu biri olabilir, ama bu onun…
-
4- Haksızlığa uğradığımı düşündüğüm durumlarda kişilere olan öfkem uzun yıllar geçmiyor. Bunu aşabilmek ne yapabilirim?
Bazı durumlarda yaşanan haksızlıklar zihinde sadece bir olay olarak kalmaz; öfkeyle, kırgınlıkla, bazen de sessiz bir iç isyanla yıllarca taşınır. Kimi zaman bu duygular azalmayıp daha da derinleşir. Bu, çoğu zaman sadece o tek olayla ilgili değildir, geçmişte yaşanmış, ama adı konmamış başka adaletsizliklerin de bu duyguya eşlik etmesindendir. Özellikle çocuklukta kişinin duyguları yeterince görülmemiş,…
-
3- Sürekli iç sesimle konuşmam normal mi?
Evet, iç sesle konuşmak aslında çok doğal. Hepimizin zihninde bir iç diyalog sürer, bazen farkında oluruz, bazen arka planda sessizce akar. Bu iç konuşmalar düşüncelerimizi düzenlememize, karar vermemize, kendimizi yatıştırmamıza hatta motive etmemize yardımcı olabilir. Kısacası, iç ses aslında zihnin kendiyle kurduğu iletişimdir. Ancak bu iç sesin tonu ve içeriği zaman zaman yorucu hale gelebilir.…
-
2- Kendimi diğer insanlarla kıyaslama halim bazen çok yıpratıcı oluyor. Bunu nasıl aşabilirim?
Bazen farkında bile olmadan kendimizi başkalarıyla karşılaştırırız: kim nerede, ne yapıyor, nasıl yaşıyor, daha mı başarılı, daha mı mutlu? Bu kıyaslar bir süre sonra kişinin kendisiyle olan bağını zayıflatır. Çünkü odak, “ben kimim, ne hissediyorum, ne istiyorum?”dan uzaklaşır; yerini “ben yeterli miyim?” sorusu alır. Psikodinamik bakış açısına göre, bu tür kıyaslamaların arkasında çoğu zaman çocukluktan…
-
1- Bildiğim kadarıyla seanslarda sadece karşılıklı konuşuyoruz. Sadece konuşarak insan sorunlarını çözebilir mi?
EVET, çünkü;Konuşmak, içinizde yaşadığınız belirsizliği ve karmaşayı düzene sokar; aynı olayları farklı şekilde yorumlamanıza, yeni bakış açıları kazanmanıza yardımcı olur. Konuştukça beynimizin planlama ve mantıkla ilgili bölgesi olan prefrontal korteksi aktive ederiz ve sorunu netleştirerek daha sağlıklı başa çıkma becerileri geliştiririz. Uzun zamandır bastırdığınız ve belki de artık semptoma dönüşen duygular, konuştukça boşalır. Duyguları kelimelere…
